İstanbul Valiliği/Metin Oktay

Davut_Gul_ist_vali

Davut GÜL

İstanbul Valisi

Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor

Okumak; hakikati, doğruyu, güzeli aramaktır; yaratılış sırrını çözebilmenin, kâinatı idrak edebilmenin en kıymetli yoludur. Kitaplar; insanlığın sahip olduğu en kıymetli hazinedir, yolumuzu aydınlatan birer kandil, ilmin kapısı, uzun yolculuğumuzun mihmandarıdır. Muhteşem bir maziyi parlak bir istikbale taşıyan en kuvvetli köprümüzdür. Yemek içmek kadar vazgeçilmez temel ihtiyacımızdır. Bilimden sanata, edebiyattan felsefeye her kitabın her satırı, insana yeni bir ufuk katar; bizleri çok kıymetli bir yolculuğa çıkarır. Bu öyle bir yolculuk ki kaptanı da yolcusu da okurun kendisidir. Okuduğumuz kadar yol alır, yol aldığımız kadar düşleriz.

Göz Aydınlığı Kıymetli Evlatlarımız,

Bizler, kitapla kanatlanan kadim bir medeniyetin temsilcileriyiz. Büyük mananın, sırrın peşindeyiz. İstanbul’umuz bu sırla yoğrulmuş bir şehirdir, medeniyetimizin kalbidir.

İstanbul’umuzu bu kadar görkemli kılan, kıtaları ve gönülleri buluşturmasının yanında asırlardır entelektüel aklın, kültür, sanat ve edebiyatın merkezi olmasıdır. Şehirlerin Sultanı’nın engin birikimi ve ışığıyla insanlığı aydınlatmaya devam etmesi en büyük arzumuzdur.

Bu anlayışla Türkiye Yüzyılı’mızın mimarı olacak sizleri her alanda geleceğe hazırlıyor, İstanbul’a Yakışan Projeler’le yolunuzu aydınlatmak istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde canla başla çalışıyoruz. Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor projemiz ile okul kütüphanelerimizi en seçkin yerli ve yabancı kalemlerle buluşturuyoruz. İnsanı ve dünyayı tanıma yolculuğunuzda kitapların en müstesna dostunuz olacağına yürekten inanıyoruz.

Bu vesileyle birbirinden kıymetli eserlerle tanışacak siz evlatlarımızın insanlığın huzurlu yarınlarının anahtarı olmasını canı gönülden temenni ediyorum.

Kitapla var oluşun manasına gönül vermiş tüm okurları sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.

Davut Gül

İstanbul Valisi

Türkçe

Play Video

İngilizce

Play Video

Azerbaycan Türkçesi

Play Video

Almanca

Play Video

İstanbul Valiliği/Cahit Sıtkı Tarancı

Davut_Gul_ist_vali

Davut GÜL

İstanbul Valisi

Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor

Okumak; hakikati, doğruyu, güzeli aramaktır; yaratılış sırrını çözebilmenin, kâinatı idrak edebilmenin en kıymetli yoludur. Kitaplar; insanlığın sahip olduğu en kıymetli hazinedir, yolumuzu aydınlatan birer kandil, ilmin kapısı, uzun yolculuğumuzun mihmandarıdır. Muhteşem bir maziyi parlak bir istikbale taşıyan en kuvvetli köprümüzdür. Yemek içmek kadar vazgeçilmez temel ihtiyacımızdır. Bilimden sanata, edebiyattan felsefeye her kitabın her satırı, insana yeni bir ufuk katar; bizleri çok kıymetli bir yolculuğa çıkarır. Bu öyle bir yolculuk ki kaptanı da yolcusu da okurun kendisidir. Okuduğumuz kadar yol alır, yol aldığımız kadar düşleriz.

Göz Aydınlığı Kıymetli Evlatlarımız,

Bizler, kitapla kanatlanan kadim bir medeniyetin temsilcileriyiz. Büyük mananın, sırrın peşindeyiz. İstanbul’umuz bu sırla yoğrulmuş bir şehirdir, medeniyetimizin kalbidir.

İstanbul’umuzu bu kadar görkemli kılan, kıtaları ve gönülleri buluşturmasının yanında asırlardır entelektüel aklın, kültür, sanat ve edebiyatın merkezi olmasıdır. Şehirlerin Sultanı’nın engin birikimi ve ışığıyla insanlığı aydınlatmaya devam etmesi en büyük arzumuzdur.

Bu anlayışla Türkiye Yüzyılı’mızın mimarı olacak sizleri her alanda geleceğe hazırlıyor, İstanbul’a Yakışan Projeler’le yolunuzu aydınlatmak istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde canla başla çalışıyoruz. Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor projemiz ile okul kütüphanelerimizi en seçkin yerli ve yabancı kalemlerle buluşturuyoruz. İnsanı ve dünyayı tanıma yolculuğunuzda kitapların en müstesna dostunuz olacağına yürekten inanıyoruz.

Bu vesileyle birbirinden kıymetli eserlerle tanışacak siz evlatlarımızın insanlığın huzurlu yarınlarının anahtarı olmasını canı gönülden temenni ediyorum.

Kitapla var oluşun manasına gönül vermiş tüm okurları sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.

Davut Gül

İstanbul Valisi

İstanbul Valiliği/Karacaoğlan

Davut_Gul_ist_vali

Davut GÜL

İstanbul Valisi

Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor

Okumak; hakikati, doğruyu, güzeli aramaktır; yaratılış sırrını çözebilmenin, kâinatı idrak edebilmenin en kıymetli yoludur. Kitaplar; insanlığın sahip olduğu en kıymetli hazinedir, yolumuzu aydınlatan birer kandil, ilmin kapısı, uzun yolculuğumuzun mihmandarıdır. Muhteşem bir maziyi parlak bir istikbale taşıyan en kuvvetli köprümüzdür. Yemek içmek kadar vazgeçilmez temel ihtiyacımızdır. Bilimden sanata, edebiyattan felsefeye her kitabın her satırı, insana yeni bir ufuk katar; bizleri çok kıymetli bir yolculuğa çıkarır. Bu öyle bir yolculuk ki kaptanı da yolcusu da okurun kendisidir. Okuduğumuz kadar yol alır, yol aldığımız kadar düşleriz.

Göz Aydınlığı Kıymetli Evlatlarımız,

Bizler, kitapla kanatlanan kadim bir medeniyetin temsilcileriyiz. Büyük mananın, sırrın peşindeyiz. İstanbul’umuz bu sırla yoğrulmuş bir şehirdir, medeniyetimizin kalbidir.

İstanbul’umuzu bu kadar görkemli kılan, kıtaları ve gönülleri buluşturmasının yanında asırlardır entelektüel aklın, kültür, sanat ve edebiyatın merkezi olmasıdır. Şehirlerin Sultanı’nın engin birikimi ve ışığıyla insanlığı aydınlatmaya devam etmesi en büyük arzumuzdur.

Bu anlayışla Türkiye Yüzyılı’mızın mimarı olacak sizleri her alanda geleceğe hazırlıyor, İstanbul’a Yakışan Projeler’le yolunuzu aydınlatmak istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde canla başla çalışıyoruz. Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor projemiz ile okul kütüphanelerimizi en seçkin yerli ve yabancı kalemlerle buluşturuyoruz. İnsanı ve dünyayı tanıma yolculuğunuzda kitapların en müstesna dostunuz olacağına yürekten inanıyoruz.

Bu vesileyle birbirinden kıymetli eserlerle tanışacak siz evlatlarımızın insanlığın huzurlu yarınlarının anahtarı olmasını canı gönülden temenni ediyorum.

Kitapla var oluşun manasına gönül vermiş tüm okurları sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.

Davut Gül

İstanbul Valisi

İstanbul Valiliği/Ahî Evran

Davut_Gul_ist_vali

Davut GÜL

İstanbul Valisi

Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor

Okumak; hakikati, doğruyu, güzeli aramaktır; yaratılış sırrını çözebilmenin, kâinatı idrak edebilmenin en kıymetli yoludur. Kitaplar; insanlığın sahip olduğu en kıymetli hazinedir, yolumuzu aydınlatan birer kandil, ilmin kapısı, uzun yolculuğumuzun mihmandarıdır. Muhteşem bir maziyi parlak bir istikbale taşıyan en kuvvetli köprümüzdür. Yemek içmek kadar vazgeçilmez temel ihtiyacımızdır. Bilimden sanata, edebiyattan felsefeye her kitabın her satırı, insana yeni bir ufuk katar; bizleri çok kıymetli bir yolculuğa çıkarır. Bu öyle bir yolculuk ki kaptanı da yolcusu da okurun kendisidir. Okuduğumuz kadar yol alır, yol aldığımız kadar düşleriz.

Göz Aydınlığı Kıymetli Evlatlarımız,

Bizler, kitapla kanatlanan kadim bir medeniyetin temsilcileriyiz. Büyük mananın, sırrın peşindeyiz. İstanbul’umuz bu sırla yoğrulmuş bir şehirdir, medeniyetimizin kalbidir.

İstanbul’umuzu bu kadar görkemli kılan, kıtaları ve gönülleri buluşturmasının yanında asırlardır entelektüel aklın, kültür, sanat ve edebiyatın merkezi olmasıdır. Şehirlerin Sultanı’nın engin birikimi ve ışığıyla insanlığı aydınlatmaya devam etmesi en büyük arzumuzdur.

Bu anlayışla Türkiye Yüzyılı’mızın mimarı olacak sizleri her alanda geleceğe hazırlıyor, İstanbul’a Yakışan Projeler’le yolunuzu aydınlatmak istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde canla başla çalışıyoruz. Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor projemiz ile okul kütüphanelerimizi en seçkin yerli ve yabancı kalemlerle buluşturuyoruz. İnsanı ve dünyayı tanıma yolculuğunuzda kitapların en müstesna dostunuz olacağına yürekten inanıyoruz.

Bu vesileyle birbirinden kıymetli eserlerle tanışacak siz evlatlarımızın insanlığın huzurlu yarınlarının anahtarı olmasını canı gönülden temenni ediyorum.

Kitapla var oluşun manasına gönül vermiş tüm okurları sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.

Davut Gül

İstanbul Valisi

İstanbul Valiliği/Akşemseddin

Davut_Gul_ist_vali

Davut GÜL

İstanbul Valisi

Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor

Okumak; hakikati, doğruyu, güzeli aramaktır; yaratılış sırrını çözebilmenin, kâinatı idrak edebilmenin en kıymetli yoludur. Kitaplar; insanlığın sahip olduğu en kıymetli hazinedir, yolumuzu aydınlatan birer kandil, ilmin kapısı, uzun yolculuğumuzun mihmandarıdır. Muhteşem bir maziyi parlak bir istikbale taşıyan en kuvvetli köprümüzdür. Yemek içmek kadar vazgeçilmez temel ihtiyacımızdır. Bilimden sanata, edebiyattan felsefeye her kitabın her satırı, insana yeni bir ufuk katar; bizleri çok kıymetli bir yolculuğa çıkarır. Bu öyle bir yolculuk ki kaptanı da yolcusu da okurun kendisidir. Okuduğumuz kadar yol alır, yol aldığımız kadar düşleriz.

Göz Aydınlığı Kıymetli Evlatlarımız,

Bizler, kitapla kanatlanan kadim bir medeniyetin temsilcileriyiz. Büyük mananın, sırrın peşindeyiz. İstanbul’umuz bu sırla yoğrulmuş bir şehirdir, medeniyetimizin kalbidir.

İstanbul’umuzu bu kadar görkemli kılan, kıtaları ve gönülleri buluşturmasının yanında asırlardır entelektüel aklın, kültür, sanat ve edebiyatın merkezi olmasıdır. Şehirlerin Sultanı’nın engin birikimi ve ışığıyla insanlığı aydınlatmaya devam etmesi en büyük arzumuzdur.

Bu anlayışla Türkiye Yüzyılı’mızın mimarı olacak sizleri her alanda geleceğe hazırlıyor, İstanbul’a Yakışan Projeler’le yolunuzu aydınlatmak istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde canla başla çalışıyoruz. Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor projemiz ile okul kütüphanelerimizi en seçkin yerli ve yabancı kalemlerle buluşturuyoruz. İnsanı ve dünyayı tanıma yolculuğunuzda kitapların en müstesna dostunuz olacağına yürekten inanıyoruz.

Bu vesileyle birbirinden kıymetli eserlerle tanışacak siz evlatlarımızın insanlığın huzurlu yarınlarının anahtarı olmasını canı gönülden temenni ediyorum.

Kitapla var oluşun manasına gönül vermiş tüm okurları sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.

Davut Gül

İstanbul Valisi

İstanbul Valiliği/Evliya Çelebi

Davut_Gul_ist_vali

Davut GÜL

İstanbul Valisi

Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor

Okumak; hakikati, doğruyu, güzeli aramaktır; yaratılış sırrını çözebilmenin, kâinatı idrak edebilmenin en kıymetli yoludur. Kitaplar; insanlığın sahip olduğu en kıymetli hazinedir, yolumuzu aydınlatan birer kandil, ilmin kapısı, uzun yolculuğumuzun mihmandarıdır. Muhteşem bir maziyi parlak bir istikbale taşıyan en kuvvetli köprümüzdür. Yemek içmek kadar vazgeçilmez temel ihtiyacımızdır. Bilimden sanata, edebiyattan felsefeye her kitabın her satırı, insana yeni bir ufuk katar; bizleri çok kıymetli bir yolculuğa çıkarır. Bu öyle bir yolculuk ki kaptanı da yolcusu da okurun kendisidir. Okuduğumuz kadar yol alır, yol aldığımız kadar düşleriz.

Göz Aydınlığı Kıymetli Evlatlarımız,

Bizler, kitapla kanatlanan kadim bir medeniyetin temsilcileriyiz. Büyük mananın, sırrın peşindeyiz. İstanbul’umuz bu sırla yoğrulmuş bir şehirdir, medeniyetimizin kalbidir.

İstanbul’umuzu bu kadar görkemli kılan, kıtaları ve gönülleri buluşturmasının yanında asırlardır entelektüel aklın, kültür, sanat ve edebiyatın merkezi olmasıdır. Şehirlerin Sultanı’nın engin birikimi ve ışığıyla insanlığı aydınlatmaya devam etmesi en büyük arzumuzdur.

Bu anlayışla Türkiye Yüzyılı’mızın mimarı olacak sizleri her alanda geleceğe hazırlıyor, İstanbul’a Yakışan Projeler’le yolunuzu aydınlatmak istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde canla başla çalışıyoruz. Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor projemiz ile okul kütüphanelerimizi en seçkin yerli ve yabancı kalemlerle buluşturuyoruz. İnsanı ve dünyayı tanıma yolculuğunuzda kitapların en müstesna dostunuz olacağına yürekten inanıyoruz.

Bu vesileyle birbirinden kıymetli eserlerle tanışacak siz evlatlarımızın insanlığın huzurlu yarınlarının anahtarı olmasını canı gönülden temenni ediyorum.

Kitapla var oluşun manasına gönül vermiş tüm okurları sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.

Davut Gül

İstanbul Valisi

İstanbul Valiliği/Ahmed Yesevî

Davut_Gul_ist_vali

Davut GÜL

İstanbul Valisi

Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor

Okumak; hakikati, doğruyu, güzeli aramaktır; yaratılış sırrını çözebilmenin, kâinatı idrak edebilmenin en kıymetli yoludur. Kitaplar; insanlığın sahip olduğu en kıymetli hazinedir, yolumuzu aydınlatan birer kandil, ilmin kapısı, uzun yolculuğumuzun mihmandarıdır. Muhteşem bir maziyi parlak bir istikbale taşıyan en kuvvetli köprümüzdür. Yemek içmek kadar vazgeçilmez temel ihtiyacımızdır. Bilimden sanata, edebiyattan felsefeye her kitabın her satırı, insana yeni bir ufuk katar; bizleri çok kıymetli bir yolculuğa çıkarır. Bu öyle bir yolculuk ki kaptanı da yolcusu da okurun kendisidir. Okuduğumuz kadar yol alır, yol aldığımız kadar düşleriz.

Göz Aydınlığı Kıymetli Evlatlarımız,

Bizler, kitapla kanatlanan kadim bir medeniyetin temsilcileriyiz. Büyük mananın, sırrın peşindeyiz. İstanbul’umuz bu sırla yoğrulmuş bir şehirdir, medeniyetimizin kalbidir.

İstanbul’umuzu bu kadar görkemli kılan, kıtaları ve gönülleri buluşturmasının yanında asırlardır entelektüel aklın, kültür, sanat ve edebiyatın merkezi olmasıdır. Şehirlerin Sultanı’nın engin birikimi ve ışığıyla insanlığı aydınlatmaya devam etmesi en büyük arzumuzdur.

Bu anlayışla Türkiye Yüzyılı’mızın mimarı olacak sizleri her alanda geleceğe hazırlıyor, İstanbul’a Yakışan Projeler’le yolunuzu aydınlatmak istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde canla başla çalışıyoruz. Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor projemiz ile okul kütüphanelerimizi en seçkin yerli ve yabancı kalemlerle buluşturuyoruz. İnsanı ve dünyayı tanıma yolculuğunuzda kitapların en müstesna dostunuz olacağına yürekten inanıyoruz.

Bu vesileyle birbirinden kıymetli eserlerle tanışacak siz evlatlarımızın insanlığın huzurlu yarınlarının anahtarı olmasını canı gönülden temenni ediyorum.

Kitapla var oluşun manasına gönül vermiş tüm okurları sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.

Davut Gül

İstanbul Valisi

Çanakkale’nin Kahramanı: Seyit Onbaşı’nın Gücü

Çanakkale’nin Kahramanı: Seyit Onbaşı’nın Gücü

Bir zamanlar, Türkiye’nin batısında, Balıkesir’in küçük bir köyünde yaşayan güçlü, sessiz bir asker vardı. Adı Seyit Onbaşı idi. Çocukluğundan beri çalışkan, cesur ve inatçı biriydi. Köyünde kimse onun kadar ağır yükleri kolayca taşıyamazdı. Fakat kimse o günlerde, bu güçlü adamın bir gün tarihin akışını değiştireceğini bilmiyordu.

Yıl 1915’ti. Çanakkale Boğazı’nda gökyüzü dumanla kaplıydı. Top sesleri yankılanıyor, deniz dalgaları savaş gemilerinin gürültüsüyle karışıyordu. Düşman donanması, devasa gemileriyle İstanbul’a ulaşmak istiyordu. Türk askerleri ise “Çanakkale geçilmez!” diyerek tüm güçleriyle vatanlarını savunuyordu. O gün Seyit Onbaşı, Rumeli Mecidiye Tabyası’nda görevdeydi.

Çatışmalar son derece şiddetliydi. Düşman donanmasındaki “Queen Elizabeth” adlı gemi, devasa toplarıyla ateş açıyor, her patlamada yer adeta titriyordu. Türk topçuları ise büyük bir kararlılık ve cesaretle karşılık veriyordu. Tam bu sırada, Seyit’in görev yaptığı topun vinci aniden arızalandı. Bu durum, mermilerin artık mekanik sistemle topa sürülemeyeceği anlamına geliyordu. Yaklaşık 276 kilo ağırlığındaki mermiler o kadar büyüktü ki, bir askerin bunları tek başına kaldırabilmesi neredeyse imkânsız gibi görünüyordu.

Ama Seyit Onbaşı “imkânsız” kelimesine inanmadı. Etrafına baktı, yerde yatan arkadaşlarını gördü, topun sessizce beklediğini hissetti. İçinde bir ses “Bu vatan senden yardım bekliyor!” dedi. Derin bir nefes aldı, elleriyle mermiyi kavradı ve kimsenin yapamayacağını yaptı: 276 kiloluk mermiyi sırtladı!

O an herkes donup kaldı. Seyit adım adım yürüdü, ter içinde kaldı ama pes etmedi. Mermiyi topa yerleştirdi, nişan aldı ve ateşledi. Mermi düşman gemisine isabet etti. Bir, iki, üç atış yaptı. Üçüncü atışta Ocean adlı İngiliz zırhlısı büyük bir patlamayla suya gömüldü. Düşman geri çekilmek zorunda kaldı.

O an, sadece bir merminin değil, bir milletin umudunun ateşi yanmıştı. Seyit Onbaşı, vatan sevgisiyle, inancıyla ve gücüyle Çanakkale’nin kaderini değiştirmişti.

Savaş bittiğinde, komutanı ona tekrar aynı mermiyi kaldırmasını istedi. Ancak Seyit Onbaşı bu sefer kaldıramadı. Çünkü o günkü güç, sadece kas gücü değil, kalbin gücüydü. O gün, yüreğinde vatan sevgisiyle dolu bir kahraman doğmuştu.

Bugün Çanakkale’ye giderseniz, Seyit Onbaşı’nın heykelini görebilirsiniz. O heykel, sadece bir askeri değil, inancın ve kararlılığın sembolünü anlatır. Çünkü bazen bir insan, bir mermiyle değil, yüreğiyle tarih yazar.

Ve biz, her 18 Mart’ta, Seyit Onbaşı’nın o dev top mermisini değil; taşıdığı o büyük yüreği hatırlarız.

İBB Şehit Savcı Selim Kiraz İlkokulu’nda Tarih Yazan Çocuklar Şenliği

İBB Şehit Savcı Selim Kiraz İlkokulu’nda Tarih Yazan Çocuklar Şenliği:

Tarih Yazan Çocuklar projesi, çocukların tarih bilinci kazanmasını ve geçmişin büyük kahramanlarını kendi gözlerinden keşfetmesini hedefleyen anlamlı bir eğitim hareketi olmaya devam ediyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen Tarih Yazan Çocuklar Şenliği, bu kez İBB Şehit Savcı Selim Kiraz İlkokulu’nda düzenlendi. Etkinlik, öğrencilerin hem tarihî karakterleri tanıdığı hem de onları canlandırarak tarihle duygusal bir bağ kurduğu keyifli bir gün olarak hafızalara kazındı.

Şenlik kapsamında öğrenciler, Türk tarihine yön veren büyük şahsiyetleri canlandırmak üzere sahneye çıktılar. Her biri, seçtiği kahramanın kıyafetini giyerek hem görsel hem de duygusal olarak o dönemi yaşattı. Mustafa Kemal Atatürk’ten Fatih Sultan Mehmet’e, Nene Hatun’dan Aşık Veysel’e kadar birçok tarihî figürün hayatı çocukların performanslarıyla yeniden can buldu. Bu sahneler, hem öğretmenler hem de aileler tarafından büyük bir ilgiyle izlendi.

Çocuklar Kendi Tarihlerini Öğrendi

Etkinlik boyunca öğrenciler sadece sahne performanslarıyla değil, aynı zamanda hazırladıkları bilgi yarışmasıyla’da da tarihî bilgi birikimlerini sergilediler. Okulun koridorları Türk tarihinin unutulmaz isimleriyle dolu renkli bir sergi alanına dönüştü. 

İBB Şehit Savcı Selim Kiraz İlkokulu yönetimi ve öğretmenleri de etkinliğe büyük destek verdi. Projeye ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını ifade eden okul yönetimi, öğrencilerin tarih bilinciyle yetişmesinin önemine dikkat çekti. 

Tarihe Geri Dönüş

Tarih Yazan Çocuklar Şenliği, bir kez daha gösterdi ki tarih sadece kitaplardan öğrenilen bir bilgi değil; yaşanarak, hissedilerek öğrenilen bir mirastır. Bu tür etkinliklerle çocuklar, hem geçmişle bağ kurmayı hem de geleceğe umutla bakmayı öğreniyorlar.

Tarih Yazan Çocuklar Platformu, bu anlamlı yolculuğunu Türkiye’nin dört bir yanındaki okullarda sürdürmeyi ve daha fazla çocuğun tarihin büyüsünü keşfetmesini sağlamayı hedefliyor.

Malazgirt Meydan Muharebesi: Anadolu’nun Kapıları Açılıyor

Malazgirt Meydan Muharebesi: Anadolu'nun Kapıları Açılıyor!

Bir zamanlar, çok uzun yıllar önce, Anadolu toprakları farklı krallıkların ve imparatorlukların kontrolündeydi. Bu topraklara ilk kez Türkler gelmek istediğinde, büyük bir karar verilmişti: Anadolu’nun kapılarını açmak ve kendi topraklarını kurmak. İşte bu kararın en önemli anlarından biri, 1071 yılında yapılan Malazgirt Meydan Muharebesiydi.

O günlerde Anadolu’da Bizans ordusu çok güçlüydü ve halkı korumak için bekliyorlardı. Ancak Selçuklu Türkleri de kendi topraklarını genişletmek ve yeni bir vatan kurmak istiyordu. Selçuklu Sultanı Alp Arslan, cesur ve akıllı bir liderdi. Ordusuyla birlikte uzun yollar kat etmiş, zorlu hazırlıklardan geçmişti. Her asker Sultan Alp Arslan’a güveniyor, onun planlarıyla zafer kazanacaklarına inanıyordu.

Savaş başladığında, iki ordu karşı karşıya geldi. Atlar şaha kalktı, oklar havada uçuştu ve herkes çok dikkatli olmak zorundaydı. Alp Arslan, askerlerini stratejik bir şekilde yönlendirdi. Sabırla bekledi, düşmanın güçlerini ölçtü ve tam zamanı geldiğinde saldırıya geçti. Türk askerleri cesurca savaştı, kararlıydı ve hiçbir şey onları durduramaz gibiydi.

Savaşın sona ermesiyle birlikte Selçuklu Türkleri büyük ve tarihi bir zafer elde etti. Bu başarı, Anadolu’nun Türklere yurt olmasının önünü açtı. Bundan sonra Türkler bu topraklara yerleşebilecek, yeni köyler kuracak, şehirler inşa edecek ve kendi kültürlerini burada kök salacak şekilde yaşatabileceklerdi. Kazanılan bu zafer yalnızca bir askeri üstünlük değil; aynı zamanda gelecek kuşakların yeni bir vatanla buluşmasını sağlayan, tarihsel açıdan son derece önemli bir dönüm noktasıydı.

Malazgirt Meydan Muharebesi, bize cesaretin, sabrın ve akıllı planlamanın önemini gösterir. Sultan Alp Arslan’ın liderliği ve askerlerin kararlılığı, Anadolu’nun Türkler için bir vatan olmasına vesile oldu. Bugün bizler bu topraklarda yaşıyorsak, bunun en büyük sebeplerinden biri 1071 yılında kazanılan bu büyük zaferdir.

Bu hikaye bize, tarihimizin ne kadar değerli olduğunu ve atalarımızın zorluklar karşısında gösterdikleri azmi hatırlatır. Malazgirt, sadece bir savaş meydanı değil; aynı zamanda umut ve kararlılığın simgesi olarak hafızalarımızda yer alır.